MEITNER, Lise (1878-1968) : Avusturyalı kadın bilgin. Max Planck'ın derslerini izle­mek için Berlin'e gider, Kaiser Wilhelm Kimya Enstitüsü'nde kalır. 1926'da fizik profesörü olan Meitner, 1938'de Nazi yönetiminden kaçarak İsveç'e sığınır, isveç Bi­limler Akademisi'ne üye seçilir. 1939'da Otto Hahn ve kendi yeğeni Otto Robert Frisch ile birlikte nötronla bombalanan uranyumdan sonra baryumun var olması­nın atom çekirdeğinin parçalandığını gösterdiğini ileri sürmekle ün kazanır.
Çizgi filmlerin sevimli kahramanı mamutların neslinin tükendiğini hepimiz biliyoruz. Ancak Sibirya'da bulunan mamut kalıntıları, mamutun kopyalanması umudunu doğurdu. Sibirya'da bulunan iyi korunmuş, donmuş tüylü mamut kalıntıları, tarih öncesi dönemde yaşayan bu hayvanın kopyalanması umudunu doğurdu. Rusya Kuzey-Doğu Federal Üniversitesi, uluslararası araştırmacılardan oluşan bir ekibin, kuzeydoğudaki Yakutia bölgesinde yaz dönemi yaptıkları keşif gezisinde, 100 metre derinlikte mamut tüyü, yumuşak dokuları ve kemik iliği bulduklarını açıkladı. Gezinin lideri Semyon Grigoryev, internette yayın…
MARCONI, Guglielmo Marchese (1874-1937) : İtalyan bilim adamı. On dokuz yaşın­dayken bir dergide Hertz'in elektro-manyetik dalgalan üzerindeki deneylerine iliş­kin çıkan bir yazıyı okur. Bu dalgaların telgraf haberleşmesinde kullanılabileceğini düşünen Marconi, bir yıllık bir uğraştan sonra, onlarla sinyal vermeyi başarır. Bir­kaç yıl içinde Fransa'dan İngiltere kıyılarına, daha sonra da Atlantik ötesi kıyılara sinyal vermeyi başarır ve 1909'da bu çalışmaları için Nobel Fizik Ödülü'nü alır.
PLANCK, Max (1858-1947) : Alman bilim adamı ve Kuantum Teorisi'nin kurucusu. Berlin'de Kirchoff ve Helmholtz'un yanında öğrenimine başlar, 1879'da Münih Üniversitesi'nden mezun olur. Burada beş yıl öğretim görevliliğinden sonra, Kiel Üni­versitesi'ne matematik profesörü olur. 1889'da Kirchoff’dan boşalan kürsüye çağrı­lır ve 1928'de emekliye ayrılıncaya dek Berlin'deki bu görevinden ayrılmaz. Planck, Hitler rejimine karşı çıktığı için, savaşın bitimine kadar çeşitli güçlüklere uğrar. İkinci oğlu, Hitler'e düzenlenen suikastta yer aldığı için idam edilir. Max…
MAXWELL. James Clerk (1831-1879) : İskoç fizik bilgini, Edinburgh Üniversitesi'ni bitirdikten sonra Cambridge Üniversitesi'ne gider. 1856'da Aberdeen Üniversite­si'nde Doğal Felsefe (İskoçya’da fizik hâlâ böyle anılır) profesörü olur, sonra Londra Üniversitesi'ne geçer. Bir aralık özel yaşamına çekilirse de, Cambridge'de Cavendish deneysel profesörlüğüne çağrılır ve burada laboratuarın kurulmasını denet­ler. Maxwell ilk bilimsel çalışmasını on beş yaşındayken Edinburgh Kraliyet Bilim Akademisi'ne kartezyen ovallannı çizmek için oluşturduğu bir yönteme ilişkin sun­duğu tebliğle yapar, iki yıl…
MENDEL, J.G. (1822-1884) : Avusturyalı keşiş, genetik biliminin kurucusu. Mendel'in bezelyenin pek çok kuşaklan üzerindeki deneylerine dayanarak oluşturduğu Kalıtım Teorisi (1866), tüm önemine ve ilginçliğine karşın, kendi yaşam döneminde ilgi görmemiştir. Daha sonra 20. yüzyılın başlarında teorisinin ne kadar önemli olduğu bilim dünyasında kabul görmüştür. Ve hakettiği üne biraz geç kavuşmuştur. 
MENDELEEV, Dimitri İvanoviç (1834-1907): Rus kimya bilgini. Bilime en büyük katkısı, kimyasal elementlerin atomsal ağırlıklarına ait periyodik yasayı oluşturma­sıdır. 1863'te Petersburg Üniversitesi'ne profesör olan Mendeleev, 1868'de ünlü ki­tabı Kimyanın İlkelerini yayımlar.
NEWTON. Sir Isaac (1642-1727) : İngiliz bilim adamı, modern bilimin büyük kurucularından. Doğumundan bir süre önce babası ölür, üç yaşındayken annesi evlenir ve Newton, büyükannesinin yanında büyür. On dört yaşına geldiğinde, yeniden dul kalan annesi, onu okuldan alıp çiftliğe götürür. Ancak kendi düşüncelerine gömü­lü olan Newton, çiftlikte pek yararlı olamaz. Amcasının ısrarı üzerine öğrenimine yeniden başlar ve 1661'de Cambridge Üniversitesi'ne girer, 1665'te mezun olur. Bu­nu izleyen iki yıl boyunca veba salgını…
OHM, George Simon (1787-1854) : Alman fizikçisi. Köln, Nürnberg ve Münih üniver­sitelerinde profesör olarak görev yapmıştır. 1827'de kendi adıyla bilinen yasayı bul­du. Buna göre, elektriğin akışı, uygulanan "elektrik basıncı" ile doğrudan, devrenin direnciyle tersine orantılıdır. Başka bir deyişle, bir devredeki elektrik akımı (I), elektromotor kuvveti (E) büyüdükçe artar, direnç (R) büyüdükçe azalır. Bu ilişki mate­matik dilde şöyle ifade edilmiştir. I = E/R. Yaşamı sırasında bilime yaptığı katkı takdir görmeyen Ohm, ölümünden…
ÖKLİD (EUCLEİDES) (M.Ö. 300) : Yunan matematikçisi, aksiyomatik geometrinin kurucusu. İskenderiye'de Kraliyet Okulu matematik öğretmeni. M.Ö. 300 sıralarında Elementler adıyla yazdığı geometri kitabı iki bin yılı aşkın bir süre boyunca dünyanın tüm uygar ülkelerinde rakipsiz bir ders kitabı olarak okutulmuştur. Einstein, "Gençliğinde bu kitabın etkisinde kalmayan hiç kimse, teorik bir araştırmacı olmaya özenmesin" demişti. Öklid'e gelinceye dek geometri, çoğunluk empirik gözlem ve ölçmelere dayanan bir önermeler veya kurallar yığını olmaktan ileri geçmiyordu. Öklid'in…
HAHN, Otto (1879-1968) : Alman bilim adamı. Marburg ve Münih üniversitelerinden sonra eğitimini Londra'da William Ramsay, Montreal'de Ernest Rutherford'un ya­nında sürdürür. 1917'de Berlin-Dahlem'de Lise Meitner ile birlikte toryum elemen­tinin radyoaktif olduğunu bulur, 1938'de de uranyum ve toryumun çekirdek par­çalanmasını sağlar. 1944'te kimyadaki çalışmalarından ötürü Nobel Ödülü'nü alan Hahn, 1946'da Göttingen Max Planck Enstitüsü başkanlığına getirilir. Hahn'ı yaşa­mının son on yılı boyunca, atom silahlarının geliştirilmesine karşı oluşturulan ey­lemlerde görürüz.
PASTEUR, Louis (1822-1895) : Fransız bilim adamı. Bakteriyolojinin babası olarak ün kazanmıştır. On beş yaşında resim sanatına başlar, daha sonra lise öğretmeni olur Matematik, fizik ve kimya konularına olan büyük ilgisi, onu Ecole Normale Superieure'de öğrenimini sürdürmeye yöneltir. Burada, önce kristaller üzerinde ça­lışır. Özellikle tartarik asit kristallerinin optik özellikleri üzerinde araştırmaya ko­yulur. 1857'de Ecole Normale'de bilimsel araştırmalar direktörlüğüne getirilir. Bu sırada, alkol ve sütte mayalanmanın nedenleri üzerindeki buluşunu ortaya koyar. Mayalanma…