OERSTED, Hans Christian (1777-1851) : Danimarkalı bilim adamı. Kopenhag Üni­versitesi'nde eczacılık öğrenimi yapar. 1806'da profesör olan Oersted, doğal güçle­rin temelde tek bir ilkeye bağlı olduğu inancıyla manyetik ve kimyasal olayların elektriksel kökenini ortaya çıkarma çabasını sürdürür. 1820'de verdiği bir akşam konferansında, elektrik akımı taşıyan bir telin manyetik edimine ilişkin tarihsel bu­luşunu açıklar. Bu dramatik olay dinleyiciler arasında büyük bir heyecan yaratır. Aynı heyecan dalgası Avrupa ve Amerika'nın hemen her laboratuarında yaşanır.…
HERTZ, Heinrich Rudolf (1857-1894) : Alman fizik bilgini. Mühendislik öğrenimin­den sonra, fizik öğrenimi için Berlin'de Helmholtz'la çalışır. 1885'te Karlsruhe Üniversitesi'ne profesör olur. Buradayken Maxwell'in daha önce teorik olarak öndeyişde bulunduğu elektro-manyetik dalgaları deneysel olarak saptar. 1889'da Bonn Üni­versitesi'nde Clausius'un yerine geçen Hertz, uzun bir hastalıktan sonra genç ya­şında ölür. En önemli yapıtıElektrik Dalgaları adını taşımaktadır.
HEISENBERG, Werner Cari (1901-1976) : Alman fizik bilgini. Münih'te Arnold Sommerfeld ile başlayan fizik öğrenimini, Göttingen Üniversitesi'nde sürdürür. 1924't e Max Born'a asistan olur, 1926'da Niels Bohr ile çalışmak için Kopenhag'a gitmeden önce matris mekaniğini kurar. 1927'de, Leipzig Üniversitesi'ne profesör olduğu yıl, ünlü belirsizlik ilkesini ortaya atar. 1932'de Nobel Ödülü'nü alır. 1941'de Berlin'deki Kaiser Wilhelm Enstitüsü direktörlüğüne getirilir. 1946'da Göttingen Max Planck Enstitüsü, 1958'de Münich Max Planck Enstitüsü başkanlıklarına atanan Heisenberg,…
YUKAWA, Hideki (1907-1981) : Japon bilim adamı. Öğrenimini tamamladığı Kyotö Üniversitesi'ne 1939'da fizik profesörü olur. 1935'te çekirdek kuvvetlerine ilişkin meson teorisini ortaya atar ve bu çalışması için 1949'da Nobel Ödülü'nü kazanır. (Aradan geçen zamanda meson deneysel olarak Anderson tarafından gözlemlenir.) 1948'te Amerika'ya çağrılan Yukawa, birkaç yıl Princeton ve Columbia üniversitele­rinde kaldıktan sonra Japonya'ya döner. Kyoto'da Temel Fizik Araştırma Enstitüsü direktörlüğünü üstlenir.
Hücre zarlarının 100 trilyon tanesinin vücudumuz için hayati kararlar aldığını ve bunları süratle uyguladığını biliyorsunuzdur   Hücre zarının moleküler yapısı, hücre biyolojisi ve biyokimya açısından günümüzün en önemli araştırma alanlarından bir tanesidir. Bunun nedeni hücre zarının oldukça önemli biyolojik özelliklere, belirli ve iyi organize edilmiş bir yapıya sahip, son derece kompleks bir organel olmasıdır. Hücrenin zarı, hücrenin korunması ve beslenmesi için oldukça önemli özelliklerle donatılmıştır ve gerçekleştirdiği tüm işlemler büyük…
Ebu Ali el-Hüseyin ibn Abdullah İBN SİNA (980-1037) : Gerek İslam ve gerekse orta­çağlar Batı dünyasında, hem bilimsel açıdan, hem de efsaneleşmiş kişiliği ve üstün yetenekleriyle çok etkili olmuş olan İbn Sina, Türkistan'da Buhara'nın yakın kent­lerinden olan Afşene'de doğmuştur. Buhara gibi elverişli bir kültür ortamında ve oğlunun yetişmesi için övgüye değer çabalar harcayan babası sayesinde, yetenekle­ri zamanında bilim ve felsefe konularına yönlendirilmiş olan İbn Sina, daha çocuk denecek yaşlarda, gerek dini…
Çevremizdeki cisimlerin özelliklerini duyu organlarımızla kavramaya çalışırız. Bu duyu organlarından biri de gözdür. Cisimleri görmemizi sağlayan ışıktır. Işık kaynaklarından yayılan ışıklar aynı ortamda doğru boyunca ilerler.  Işık yayılması sırasında hava ,su gibi maddelere ihtiyaç duymaz. Güneş, elektrik lambası, gaz lambası ve mum birer ışık kaynağıdır. Güneş’teki tepkimelerle madde enerjiye dönüşür ve büyük miktarda ısı oluşur. Bunun sonucunda güneş ışık saçar. Elektrik lambası elektrik enerjisi harcayarak ısı ve ışık yayar. Gaz…
CHADWICK, James (1891-1974) : İngiliz bilim adamı. Manchester ve Cambridgc'dc başladığı öğrenimini Berlin'de Charlottenburg Enstitüsünde, H. Geiger'in yöneti­minde sürdürdü. 1922'de Cavendish Laboratuarı araştırma direktörlüğüne getiril­di. Kraliyet Bilim Akademisi'ne seçilen Chadwick, 1932'de atom çekirdeğinin temel parçacıklarından olan nötronu buldu ve 1935'te Nobel Ödülünü aldı.
DALTON, John (1766-1844) : İngiliz kimya ve fizik bilgini... İşe öğretmen olarak başlar, sonra (1793-9)'da Manchester Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapar, ilk önemli ça­lışması 1793'te yayımlanan "Meteorolojik Gözlemler ve İncelemeler”di. Bilim tari­hindeki yerini kimyasal bileşimin atomsal teorisini oluşturmasına borçludur. Bu çalışması (1805), atomsal ağırlıkları içeren bir liste ile birlikte yayımlanmıştır. Dalton bazı kimyasal yasalara ilişkin çalışmalarıyla da tanınır.  John Dalton'un ortaya koyduğu aynı zamanda Dalton Atom Teorisi olarak bilinen teorinin temel dayanakları şunlardır:…
THOMPSON, John Joseph (1856-1940) : İngiliz bilim adamı, elektronun bulucusu. On dört yaşında Manchester'dc Owens College'de yüksek öğrenimine başlar. 1876'da Cambridge Üniversitesi'ne gider ve burada değişik sorumluluklarla altmışdört yıl çalışır. 1884'te Kraliyet Bilim Akademisi'ne üye seçilir ve Rayleigh'in ayrılması üze­rine Cavendish profesörü olur. Bu görevini 1919'da emekli oluncaya dek sürdürür. 1896'da Amerika'da Princeton Üniversitesi'nde atomun yapısına ilişkin dört konfe­rans verir ve bir yıl sonra Kraliyet Enstitüsü'nde elektronu bulduğunu açıklar. 1906'da Nobel Ödülü'nü alan Thompson,…
KEPLER, John (1571-1630) : Alman astronomu. Yoksul bir ailenin çocuğu, küçük yaşta geçirdiği çiçek hastalığı nedeniyle elleri sakatlanır, görme duyusu zayıflar; okuma olanaksızlığına karşın öğrenimini sürdürür. 1594'te Graz Üniversitesi'ne astronomi profesörü olur. Bir yandan da eğilimlerine asıl hitap eden gizemli araştırmalarından geri kalmaz. 1595'te çıkanMysterilim Cosmographicum adlı kitabında gezegenler arası uzaklıkların beş düzgün çokyüzlü cismin geometrisiyle belirlendiği teorisini ileri sürer. Tycho Brahe'nin dikkatini çeken kitap, Kepler'in Prag'a çağrılmasına yol açar. Tycho'nun 1601'de…
RAYLEIGH, John William (1842-1919) : İngiliz bilim adamı. Öğrenimini Cambridge Üniversitesi'nde yapar. 1879'da Cavendish profesörü olarak Maxwell'i izler; dört yıl sonra da Kraliyet Enstitüsünde doğa felsefesi profesörü olur. 1905'te Kraliyet Bilim Akademisi başkanlığına, 1908'de Cambridge Üniversitesi rektörlüğüne seçilir. Geniş bilgisi ve fiziğin hemen her dalındaki çalışmalarıyla tanınan Rayleigh'in bilime en önemli katkıları, akustik ve optik alanlarında göze çarpar. Rayleigh, dikkatli ve sabırlı bir deneyciydi. Onu uzun süre uğraştıran sorun, atmosferden sağlanan…