Fen Bilimleri

 

Eray Bolukçu

Eray Bolukçu

Pazar, 24 Mart 2013 16:25

Bitkileri Sınıflandıralım

Dünya üzerinde en fazla canlı türü bitki sınıfında vardır. Çöllerden kutuplara kadar her yerde bitkilere rastlayabiliriz. Bitkilerin yaşama sınıfı, vücut yapıları, üreme şekilleri, beslenme şekilleri diğer canlılara göre pek çok farklılık gösterir. Bitkileri benzerlik ve farklılıklarına

göre sınıflandırdığımızda üreme şekillerinin bitkilerde belirleyici olduğunu görürüz. Çiçek bitkinin üreme organıdır ve her bitkide çiçek bulunmaz. Bitkiler üreme organı olan çiçeği bulundurup bulundurmama özelliğine göre iki grupta incelenir.

1. Çiçeksiz Bitkiler

Çiçek ve tohum bulundurmayan bitkilere çiçeksiz bitkiler denir. Bu bitkilerde kök, gövde ve yaprak gelişmemiştir. Bu bitkiler az gelişmişlerdir. Eğrelti otları, kara yosunları, algler, at kuyruğu, kibrit otu gibi bitkiler çiçeksiz bitkilere örnek verilebilir. Çiçeksiz bitkiler genellikle kayaların ve büyük ağaçların gövdelerinin üzerinde, taş aralıklarında görülürler.

 

2. Çiçekli Bitkiler

Bitkilerin en gelişmiş grubu çiçekli bitkilerdir. Bu bitkilerde kök, gövde ve yaprak kısımları ve çiçek bulunur. Çiçekli bitkilerde üreme şekillerinden dolayı tohum ve meyve oluşumu gözlenir. Bahçelerimizi süsleyen çiçekler, meyve elde ettiğimiz ağaçlar, sebzeler, baharatlar, buğday, mısır gibi tahıllar çiçekli bitkilere örnek olarak verilebilir.

Pazar, 24 Mart 2013 15:51

Canlıları Sınıflandıralım

Yer yüzünde bir milyondan fazla canlı türü yaşamaktadır. Bu canlıların beslenme, hareket, solunum, boşaltım, uyarı alma ve tepki verme, üreme ve büyüme gibi ortak özellikleri vardır. Bununla birlikte canlıların birçok da farklılığı vardır. Bu kadar çok sayıda ve farklı özellikteki canlıların tek tek incelenmesi olanaksızdır. Bilim insanları canlıları tek tek incelemek yerine onları benzer özelliklerine göre sınıflandırmış ve incelemede kolaylık sağlamışlardır. Bilim insanları benzer özelliklerinden yararlanarak canlıları aşağıdaki şekilde dört sınıfa ayırmışlardır.

Çarşamba, 20 Mart 2013 20:32

Organik Tarım Nedir?

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz organik tarım; tarımda yapay gübre, kimyasal ilaç, hormon, katkı maddesi gibi kimyasallar kullanmadan doğal ürün yetiştirilmesidir.

İnsanlar, artan besin ihtiyacını karşılamak, üretimi ve üretimden elde edilen geliri artırmak için hızlı, kolay ve ucuz üretim yollarını tercih etmektedir. Bu amaçla pek çok kimyasal madde(hormon, suni gübre, katkı maddesi vs.) kullanılmaktadır. Bazen de tarımda zararlı maddelerle(böcek, zararlı bitkiler vs.) mücadele etmek amacıyla kimyasal ilaçlar kullanılmaktadır.

Bu kimyasal maddeler toprağın yapısına karışarak bitkilere ve bu bitkileri tüketen insan ya da hayvanın vücuduna geçer. Bu kimyasallar canlıların vücuduna zararlıdır. Pek çok hastalığa sebep olurlar. Bu kimyasallar sadece toprağı kirletmekle kalmaz, suyu ve havayı da kirletir. Bu da tüm canlılar için tehlike oluşturur. Kimyasallarla kirlenen toprak bir daha eski haline dönemez. Toprağın kalitesi ve verimi düşer.

Organik tarımın amacı temiz, doğal, kaliteli gıda üretimini devamlılığını sağlamaktır.

Çarşamba, 20 Mart 2013 20:14

İki Yaşamlı Canlılar

Bazı canlıların yaşamlarının başlanıcındaki görünümleri ile büyüyüp geliştikten sonraki zamanlardaki görünümleri birbirine benzemez. Böyle canlılara iki yaşamlı canlılar denir. Kurbağa ve böcekler(kelebek, arı, sinek vb.) yumurtalarından çıktıkları anda ana canlıya benzemedikleri görülür. Yavru canlı, büyüyüp gelişmesi esnasında pek çok yapısal değişiklik geçirerek ana canlıya benzer. Canlılarda meydana gelen bu yapısal değişimlere başkalaşım denir.

Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi kurbağalarda döllenme sonucunda oluşan zigot gelişerek larvayı oluşturur. Larva balığa benzer. Belli bir süre suda gelişerek iribaşı oluşturur. Bu sırada solungaç solunumu yapar.

İribaştan yavru kurbağa oluşumu sırasında kuyruk kaybolur, ön ve arka ayaklar gelişir. Solungaçlar kaybolur, akciğerler gelişir. Yani kurbağa sudan karaya geçer.

  

Kelebeğin döllenmiş yumurtadan çıkan larvaları tırtıl şeklindedir. Bir süre sonra gelişen tırtıl etrafına koza örer. Koza içinde geçen bu döneme pupa denir. Koza evresinde gelişen tırtıl, pupa evresinin sonunda kelebek olarak ortaya çıkar.